30 Ekim 2013 Çarşamba

Tracy Hogg ve EASY


Efe’yle baştan beri en zorlandığımız olay ‘’uyku’’. Hala –özellikle geceleri – kesintisiz bir uyku yapmıyoruz. Aralarda meme  uyanmalarımız olduğu gibi ‘’anneeee ordasın di miii?’’ olduğunu düşündüğüm uyanmalarımız da devam etmekte. Yine de Efe’nin ilk zamanlarını ve o zamanlarda günde sadece 8-9 saat uykuyla idare etmeye çalışan bir bebek olduğunu hatırlayıp bugün olduğumuz durumu görünce kendi deneyimlerimi sizlerle paylaşmadan geçmek istemedim. Efe’de biraz biraz işe yarayan yöntemler belki sizin bebeğinizde daha çok işe yarar.

EASY yöntemiyle her şey daha kolay!
Tracy Hogg’un kitabını okumam ve EASY yöntemini anlamam benim için bir dönüm noktası oldu. Meğer her şeyi ne kadar düzensiz yapıyormuşum !  Bebeğimi bir kitap bebeği haline getirmedim yanlış anlaşılmasın ancak bebekleri bir ‘rutin’ içerisine sokmanın onlar için de bizler için de aslında ne derece önemli olduğunu anladım.

Kısaca EASY:

Easy yöntemi Eat (beslenme), Activity (aktivite /oyun), Sleep (Uyku), YourTime (Kendinize ayırdığınız zaman) şeklinde bir döngü aslında. Yöntemin bize söylediği bebek uyandıktan sonra öncelikle beslenmeli, sonrasında aktivite zamanı olmalı, takiben uykuya yatmalı ki biz de kendimize zaman ayıralım. Tabiii en önemlisi de bu döngüyü belli bir saat rutini içerisinde yapabilmek. Tracy Hogg bize programı her gün aynı saatte aynı dakikada uygulayın da demiyor kitabında, zaten böyle bir şeyi yapmak da pek mümkün değil. Kendisinin dediği daha ziyade rutini korumak ve bebeğinizin işaretlerini okuyabilmek!!!

Nedir Bebeğin İşaretlerini Okumak?
Sizleri bilmem ama ben bazen Efe’nin yaptığı hareketleri pek bir tuhaf bulurdum (hala da bulduğum zamanlar oluyor.) Eşime ‘’Neden böyle bir şey yapıyor ki?’’ dediğim zaman da çok olmuştur. Hareketi tanımlamak gerekirse: gözünü ovmak, kulağını mıncıklamak, elini ağzına sokmak, yanaklarını sıkmak ellerini ayaklarını çırpmak vb vb. Tracy Hogg’un kitabını okuduktan sonra anladım ki bu hareketlerin hiç biri ‘saçma’ bebek hareketleri değil. Aslında benim oğlum bunları yaparak bana bir şeyler anlatmak istiyor. Her bir hareketiyle ne dediğini anlamak tabi ki mümkün değil J Ancak sizin için en değerli şey: ‘uykusunun geldiğini hangi hareketle anlattığını bulmak’ olacak. Efenin ellerini burnuna götürmesini ve aynı anda alnının kızarmasını önceden ‘’burnu mu tıkalı acaba?’’ olarak yorumlar hemen burnuna müdahale ederdim. Zavallım günde kaç sefer temizletti bir ara o burnu JBir kaç seferlik takip sonrası bu hareketi aslında uykusu geldiği zamanlarda yaptığını anladım.
İlk işareti gördükten sonra hızlı bir şekilde uyku ritüelinize geçme vaktiniz geliyor. İkinci işaret biraz tolere edilebilir; ancak üçüncü işarete kadar beklerseniz o uyku vaktinde normale göre biraz daha fazla yorulacaksınız söyleyeyim J Uykusunu ne kadar başta yakalarsanız uykuya dalma süresi o kadar kısa olacak. ‘’Yorulmuştur şimdi uzun uyur’’ şeklinde de düşünmeyin, çok yorulmuş olan bebeğiniz muhtemelen kısa bir uyku yapıp kalkacak (çok uykunuz olduğunda uykuya dalmakta ne kadar zorlandığınızı, uyku esnasındaki rahatsızlığınızı bir düşünün isterseniz)
Bu noktada bebeğinizin düzenini kurmak için sizlere düşen günlük takibi düzgün yapmak. Uyandıktan ne kadar süre sonra uykusu geldi? Uykusu geldiğini nasıl anladınız? Ne kadar süre uykuda daldı? Ne kadar uyudu? Bunları bir kaç gün gözlemlediğiniz ,hatta mümkünse not tuttuğunuz, takdirde sürekli uyku işareti kollayan bir anne olmaktan da çıkacaksınız. Uykuyla ilgili hareketleriniz otomatik hale gelecek.
Ben Efe’de bu yöntemi ilk denediğim ve ilk işareti gördüğüm gibi uyku için odasına çıkardığım gün hayatımın en mutlu günlerinden birini yaşadım J Daha önceleri ağlaya ağlaya uykuya yarım saatte dalan oğlum gülerek ve 5 dakikada uyku durumuna geçti. İşte o noktada bebekleri çıldırtmadan (!) istediklerini vermenin ne denli önemli olduğunu anladım.
Artık kendime göre bir sistemim var ve oğlumu çok iyi tanıdığım için onun üç buçuk saatten daha fazla uykusuz duramayacağını biliyorum.

Peki Ya Uyutma Yöntemi?
Uyutma yöntemi konusunda fikir vermesi gereken doğru adres muhtemelen ben değilim. Zira çocuğumu uyuttuğum yöntemlerin hepsi bir süre sonra bağımlılığa yöntemler oldu. Efe’yi ilk doğduğunda memede eğer uyumazsa da omzumda uyutma çabalarım bir süre sonra yetersiz kaldı ve hızlı bir şekilde ayakta sallama yöntemine geçtim. Bir buçuk saat salladığım bebeğimi yatağına koyduğumda 5  dakika sonra uyanınca bu yöntemi acilen iptal etmem gerektiğine karar vererek bir hamak aldım. Efe hamak olayına başlarda sıcak bakmadı. Bütün bir haftasonumu Efe’yi hamağa alıştırmaya adadım. İkinci günün sabah uykusunda artık hamak alışkanlığını kazanmıştık.
Efe şu anda gündüz uykularını (evdeysek) hala hamakta yapıyor. Hamaktan yatağına almak gibi bir seçenek yok, hemen uyanıyor. Başında sürekli onu sallayan birinin olmasını istiyor dolayısıyla Tracy Hogg’un sleep arkasından gelen ‘your time’ kısmındaki kendimize ayırdığımız zaman bizim için geçerli değil. Ancak akşam uykularında hamakta uyku haline geçtikten sonra onu yatağa alıyoruz. Gece ve gündüzü ayırt eden bir bebek olduğu için uykusuna yatakta devam ediyor. Vızıldandığı an park yatağını sallayan annesi tabiki yanıbaşında!
Anlayacağınız hamak yatak ayak farketmez efenin sallanma alışkanlığı sallanma bağımlılığına çoktan dönüştü.
Bu konuyu bir ay önce çok dert etmeye başladım ve uyku eğitimi vermeye karar verdim. Fakat daha sonra uyku eğitimlerinin içinde az olsa da varolan ‘’ağlama , ağlatma’’ vb. durumlar yüzünden vazgeçip ve uykuya dalma, uykuda kalma durumlarını akışına bıraktım. Şu anda çalışıyorum ve işe 4 – 5 saatlik bölük pörçük uykularla geliyorum. Bazen sabrımın gerçekten zorlandığını hissediyorum. Hatta zaman zaman bu durumun hiç düzelmeyeceğini düşünüyorum, inanılmaz bir umutsuzluk kaplıyor içimi. Bana yardımcı olan beni bir kaç günde bir de olsa deliksiz uyutan eşim de olmasa pilim çoktan bitmişti. Tüm bunlara rağmen yine de vermiyorum o uyku eğitimini. Verenleri takdir ediyorum kimse yanlış anlamasın, ben kıyamıyorum yavruma da siz kıyıyorsunuz demek istemiyorum. Sadece işe de başlamamla birlikte içimde bir yerlerde varolan vicdani bir hesaplaşmam var ve o duygu beni kurallara bağlı hareketler yapmaktan geri tutuyor.
Bir gün ani bir kararla bu uyku eğitimine başlar mıyım yoksa bu konunun kendi kendine düzeleceği zamanı bekler miyim henüz karar vermedim. Bildiğim tek şey var o da sabrım her ne kadar zorlansa da gecenin bir yarısı onun gülümseyen yüzünü görmek her şeye bedel!

İyi uykular tatlı rüyalar!

paylasananne@gmail.com adresi üzerinden bana ulaşabilirsiniz.


1 yorum:

  1. Boyle okudukca icimi umut kapliyor bir ama sonra... Aksam meme vermemeyi deniyorum ama kensinlikle sakinlesmiyor o kadar agliyor ki susmuyor.belki kitaolardaki gibi bir saat vb ugrasmak lazim ama ertesi gun is var onu da benim bunyem kaldirmiyor. Cok zormus bu is;( biz de salincak aldik uyutmak icin ama inu da kabul etmedi.

    YanıtlaSil