18 Eylül 2014 Perşembe

Kreş Seçimi, Güven Seçimi !





Instagram üzerinden paylaştığım Efe'nin kreş fotoğraflarına çok soru geliyor. Annelerin bir kısmı bakıcı ve kreş arasında bir tercih aşamasında, bir kısım ise bu yaşların kreş için erken olup olmadığını irdeliyor.


Ben size kendi deneyimlerimi aktarmak isterim. Yararım dokunursa ne mutlu bana.


Efe 5 aylıkken işe başladım. Efe'ye kimin bakacağı soru işareti olmadı benim için çünkü çalıştığım yerin kendine ait bir kreşi vardı. Günde üç kez Efe'ye yemeğini yedirmek ve onu emzirmek için gidebiliyordum. Hatta çoğu zaman uyutup öyle bırakıyordum. Bu gerçekten bulunmaz bir nimet oldu benim için. Bu alışma sürecini ikimiz birden daha kolay şekilde atlatabildik.
Şirketin içerisindeki kreşimiz aslında daha ziyade bir 'bakım evi' olduğu için,belirli bir süreden sonra Efe'nin gelişimini takip ettiğimde buranın onun isteklerine yanıt veremeyeceğini düşünmeye başladım.

Peki nasıl bir yer benim idealimdeki yer olabilirdi? Kreş yerine konusunun uzmanı bir bakıcıyla yola devam etmek daha mı doğru olurdu?


Bakıcı fikrini bir gün içerisinde aklımdan sildim. Oğlumu tanıdığım için evde benimle olduğu zamanlarda bile kolaylıkla sıkıldığını, kalabalık aradığını, sürekli bir aktivite içerisinde olmak istediğini biliyordum. Tüm bu beklentilerin konusunun uzmanı bile olsa tek kişi tarafından karşılanamayacağına karar verdim. Bu yüzden ''ideal'' kreşi bulmak için kolları sıvadım.
Biraz okudum(tamam tamam bayaa okudum), biraz kendim düşündüm...

Bir kere bulacağım kreşte sınıf mevcudu ve okul mevcudu çok önemliydi. Efe henüz 14 aylıktı ve yoğun bir ilgiye ihtiyacı vardı. İkinci olaraksa Efe küçük bile olsa gideceği kreş Efe'nin yapacağı aktiviteleri önemsemeliydi. Öyle oyuncakları önüne koyup geçmelerini istemiyordum. Belki oğlum ne yaptığını tam olarak anlamayacaktı ama ben bir anne olarak ona ne yaptırdıklarını, yapılan aktivitelerin Efe'nin gelişimine sağlayacağı katkıyı bilmeliydim. Üçüncü bir mesele beslenmeydi benim için. Efe'yi bu zamana kadar kendi pişirdiklerimle sağlıklı bir şekilde beslemiş, abur cuburdan uzak tutmuştum. Bazı kreşlerdeki jelibonla, çikolatayla ödüllendirme sistemini, haftada 1 gün yapılan abur cubur günlerini duydukça tüylerim diken diken oluyordu. Arada bir iki parça yemesini de hazmedemezdim o yüzden beslenme düzeninin benim mantığımla paralel olmasını istiyordum.

Ve son olarak ve bence en önemli kriterim: Efe'yi sevmeleriydi!

Bunun anlayamayacağınız bir kriter olduğunu sakın düşünmeyin çünkü anlarsınız. Eğer anneyseniz çocuğunuza yapmacık davranan insanları hemen tespit ettiğiniz gibi onu içten seven insanları da bir bakışta ayırt edebilirsiniz.


Aklımda kriterlerim oluştuktan sonra çevredeki kreşleri tek tek aramaya başladım. Kimi kreş 2 kimi kreş 3 yaş altını kabul etmediği için baştan elemek durumunda kaldıklarım oldu. Telefonda konuştuğum kişiden iyi elektrik alamadığım durumlarda yaşadım, buralara görüşmeye bile gitmedim. İnternet taramaları ve telefon konuşmaları sonucunda 4 kreşe kadar indirdik listeyi ve karı koca, Efe de yanımızda, gezmeye başladık.


Adı çok duyulmuş popüler kreşlerden, henüz kimsenin duymadığı kreşlere kadar uzun bir yolculuk oldu bizimkisi. Türlü sebeplerle elemelerimize başladık. Bir kreşi binasının kaldırmayacağı sayıda çocuk bulundurması, aynı zamanda anlayamadığım büyüklükte bir tv odası vardı bu kreşte, başka bir kreşi gereğinden fazla kurumsal tavırları, bir tanesiniyse tamamen hislerimiz sebebiyle eledik. Belki de bu işi başaramayacağımız dediğimiz noktadaysa Efe'nin şu anda gittiği okuluyla tanıştık. Karı koca yüzümüz gülümser bir şekilde okulun sahibiyle tanışmak istedik. Okulun sahibi geldiğindeyse gülümsemem yarı ağlamalı bir şekle büründü çünkü okulun sahibi benim ortaokul öğretmenimdi!

Nasıl bir tesadüf! Nasıl bir hissiyat! Bu sebeple o meşhur kriterlerime okul sahibinin de eğitim kökenli birinin olması gerektiğini ekleyiverdim hemen.


Efe şu anda Beylikdüzü - Beykentteki İlk Filiz Anaokulu (Little Smarts' Garden) 'na gidiyor.

 


Başladığımız ilk haftaların kolay olduğunu söyleyemeyeceğim. Değişiklik kaynaklı ufak krizler yaşadık. Ancak bu haftalarda başka bir yerde olsa çocuğumu alıp gidebilecek bir pozisyondayken buradaki öğretmenlerin beni sürecin normalliğini konusunda telkin etmesi ve Efe'nin uyum sağlaması için ellerinden gelenin de fazlasını yapmaları sayesinde bugün mükemmel bir düzen kurmuş durumdayız.


İlk Filiz'e başlamadan önce aklımda oluşan kriterleri burada geçirdiğimiz 2 ayın ardından tekrar düzenlemek ve sizlerle paylaşmak isterim. Bu kriterlerden bazılarının doğru yeri seçmenize bazılarınınsa bulunduğu yerin doğru yer olup olmadığını anlamanızı sağlayacağına inanıyorum.


1-Göndereceğiniz kreşin 'butik' sayılabilecek bir yer olmasına dikkat edin! Efe'lerin okulda her sınıfta 2şer öğretmen bulunuyor. Bunun dışında branş öğretmenleri de günün belirli saatlerinde eşlik ediyorlar. Okuldaki tüm öğrencilerin bir araya geldikleri saatler de olabiliyor ve bu göze batmıyor çünkü okul mevcudu kaldırabileceklerinin üzerinde değil.


2-Çocuğunuzun kreşe başladıktan sonraki 3-4 haftalık gelişimini takip edin! Efe kreşe başladıktan 2 hafta sonra yürüme konusunda hız kazandı ,ki bu da bana oğlumu tüm gün mama sandalyesinde oturtmadıklarını gösteren bir kanıttır. Bununla birlikte söylediği kelimeler de netleşti. Hele öğretmenlerinin isimlerini öğrenmesi benim için başka bir mutluluk sebebidir.


3-Okul ile iletişiminizi kaybetmemeniz gerek. Bunun için de sizin değil okulun çaba göstermesi lazım! Efe kreşe başladığı ilk haftalarda ağlama krizleriyle gidiyordu. Daha bir saat dolmadan telefonum çalar okul arar ''Siz gittikten 10 dakika sonra sustu. Şu anda keyfi yerinde yemeğini yedi'' gibi hızlı bilgiler verirlerdi ki bu beni çok rahatlatıyordu. Bunun sonrasında kreşte iki defa düştü. İkisinde de öğretmeni arayıp nasıl düştüğünü ve nasıl müdahale ettiklerini anlattı. Bu arada her iki düşüş te yarasız düşüşlerdi. Yani onlar söylemese benim anlamayacağım türden.
Bunlar duruma özel iletişimler tabi ki. Ancak genele vurduğumuz zaman okulun facebooku aktif olarak kullanması da bir iletişim kaynağı. Günde 3-4 kez güncellenen fotoğraflar çocuğunuzu takip edebilmeniz, yapılan aktiviteleri görmeniz adına çok güzel bir yöntem. Buna ek olarak Efe'lerin okulda bir dosya sistemimiz var. Her gün dosyasına o gün sabah, öğlen, ikindi yemeklerini yiyip yemediği, uyuyup uyumadığı, hangi aktiviteleri yaptığı, genel durumunun nasıl olduğu ve kreşte bir eksiği var ise bunlar işleniyor. Anne olarak on tane soruyu aklınızda tutmak yerine soruyu sormadan cevabınızı alabiliyorsunuz.


4-İnatçı kreşlerle işiniz olmamalı! Çocuğunuz bir gün yemek yemek istemeyebilir, uyumak istemeyebilir, aktivitelere katılmak istemeyebilir. O henüz bir çocuk! Her gün her şeyi kabul etmesini beklemek çok komik olmaz mıydı? Gezdiğim kreşlerin bazılarında ''Uyumazsa ne yapıyorsunuz?'' dediğimde ''Uyumama durumu olmuyor, öyle veya böyle uyuyor.'' gibi yanıtlar aldım. Nasıl yani? Benim Efe'yi uyutamadığım durumlar oluyor hem de haftada bir. Bu durumda ''öyle veya böyle uyuyor'' sözü bence oldukça tehditkar. Efe'nin kreşindeyse uyumadıysa oyun odasında öğretmeni eşliğinde oynayabilir. Uykusu tekrar geldiğinde ''Ah uyku saati geçti kaybettin!'' demiyorlar ve ellerinden geleni yine yapıyorlar. Bu sistem kuralların çok dışına çıkmamak kaydıyla yemek vb durumlar için de geçerli.


5-Aktivite eğitim programını hafife almayın, profesyonel bir şekilde hazırlandığından emin olun! Geçen hafta Efe'nin veli toplantısına gittim. Bunu yazarken bile bayaa gülüyorum; ancak baştan ''Bu yaşta çocuğun veli toplantısında acaba ne yaparım?'' dediğim toplantı inanılmaz işime yaradı. Kreşin belirli bir aktivite sistemi olduğunu biliyordum ancak bu sistemin konunun uzmanı kişilerle yürütüldüğünü bilmek beni çok mutlu etti. İki gün sonra izlediğim facebook videosunda İngilizce öğretmeninin önünde oturan Efe'nin söylenen İngilizce şarkıya eşlik edemese de meraklı gözlerle izleyip dinlediğini görmekse gerçekten mutluluğumu daha da artırdı. Keza sadece dil konusunda değil, yaptıkları psikomotor gelişimini destekleyen aktivitelerin ne denli güzel kurgulandığını da gözlemleyebiliyorum. Çocuğa aktivite vermenin pastel boya ve kağıttan ibaret olmadığının kanıtı oldu okulumuz.


Bizler anneyiz!
Şüphesiz hepimiz çocuklarımız için en iyisini istiyoruz.
Çocuğumuz için işimizi bırakabiliyoruz veya yine çocuğumuz için çalışmaya devam edebiliyoruz.
En kıymetlilerimize annelerimiz bakabiliyor, kimimizin böyle bir şansı olmuyor doğru bakıcıyı bulmaya çalışıyoruz. Kimimizse bakıcı yerine kreşi tercih ediyor, bir hissiyat oluşuyor içinde tarifi yok pek... Ben bu üçüncü kişiyim. En başından beri içimdeki hissiyata hep güvendim ve bakıcı kreş arasındaki kafa karışıklığını aşıp Efe'yi emanet edeceğim yere de böyle karar verdim.
Çocuklarımızdan ayrılmak hiç bir gün kolaylaşmıyor. Ancak onları bıraktıktan sonraki güven hissi bıraktığımız bir yerden diğerine göre çok büyük farklılıklar gösterebiliyor.


Doğru yeri bulmanız dileğiyle...
 
Sevgiler


Paylaşananne

not: Kreşlerle ilgili sorularınız için paylasananne@gmail.com üzerinden bana ulaşabilirsiniz :)






 


5 yorum:

  1. Merhaba Sezin Hanım, uzun zamandır Instagram hesabınızı takip ediyorum ve özellikle kreşle ilgili yorumlarınızı okumak istedim. Bende oğlumu bir ay sonra kreşe yazdırmayı düşünüyorum çünkü çalışıyorum 22 aylık başlamış olacak ama bazen kreş için erken mi diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Zaten bakıcıya güvenemeyeceğim için o seçeneği yok sayıyorum. Bu güzel paylaşımınız için teşekkür ederim... ( Minigimleyasam.blogspot.com )

    YanıtlaSil
  2. Selin hanım merhaba. Kreş için erken değil! Bunu uzman kişi olarak falan söylemiyorum ama deneyimleyen bir anne olarak söylüyorum. Zaman zaman evde olmama rağmen Efe'yi yine de kreşe yolluyorum. Sebep ''Kafamı dinleyeyim'' falan değil. Orada konu başlıkları o kadar belli, o kadar keyifli ve Efe o kadar çok keyif alıyor ki evde bir süre sonra öğretmenlerini arkadaşlarını sayıklıyor. Bu tabi ki bir tercih meselesi ancak benim oğluma kreşin sağladığı katkılar anlatmakla bitmez. Önemli olan o buhranlı 2 haftalık süreyi vicdan azabına çevirmemek. Umarım çok güzel bir deneyim olur sizin için de...

    YanıtlaSil
  3. Sezin hanim.merhaba oglunux hala ayni okula devam etmektemi bende ilk filiz anaokulunda karar kildim gibi okula gormeye gidicem bilgi verebilirseniz cok sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rüzgarlı günler merhaba ,oğlunuzu ilk filizlere mi yazdırdınız ? eğer öyleyse bilgi paylaşbilirseniz memnun olurum.
      teşekkürler seçil

      Sil
  4. sezin hanım merhaba blogunuz ilk filiz anaokulu hakkında yorumlar ararken karşılastım. 3 sene gıbı bır sure geçmiş ancak boyle guzel ve faydalı bır yorumla karşılaştığım için sanırım okulu tercih etmeme sebep olacaktır. umarım oğlunuzla sorunsuz bir şekilde devam etmişsinizdir. Dönüş yapabilrseniz ve okula gittiği dönemle ilgili bilgi paylaşabilirseniz çok sevinirim.

    YanıtlaSil