22 Eylül 2014 Pazartesi

Bebeğimi Zehirleme!




16 ayl
ık oldu Efe. Koca 16 ay geçti...

Tabi bu aylarda bir çok şey değişti.

Benim bazı konulardaki katı tutumlarım yumuşadı. Bazı yumuşak tutumlarımsa katılaştı. Bunlar duygusal değil tamamen mantıksal değişiklikler baktığınızda. Çünkü benim amacım oğluma doğruyu yanlışı elimden geldiğince doğru bir şekilde anlatmak. Örneğin uyuma konusunda hala çok yumuşak olmamakla birlikte zaman zaman saatleri gevşetebiliyorum. Özellikle evde birileri olduğunda veya Efe öğle uykusundan daha geç uyandığında 20:00 limitimiz Efe'nin uyku tepkisine göre ileriye gidebiliyor. Yavaş yavaş kendi uykusunun geldiği zamanı öğrenmesini bunu da bize gözlerini kaşıyarak değil, kelimelerle anlatmasını istiyorum. Nitekim böyle de oluyor. Saat biraz ilerleyince Efe salondaki yastığı yere atıp kafasını yastığa koyup ''E e eee?'' diye bize sorabiliyor.

Yemek konusunda da önceden daha programlıydım. Günlük alması gereken besin miktarlarını çok ciddi şekilde dengelerdim. Hala haftalık miktarlara önem veriyorum. Balığını, etini, sebzesini eksik etmiyorum. Ancak bazı günler tamamen programın dışında beslenmesine izin de veriyorum. Bu konuda katı olduğum tek noktaysa hazır gıdalar ve abur cuburlar!Efe yazın kumsalda yediği iki üç balık kraker ve bence her çocuğun tatması gereken dondurma :) dışında abur cubur yedirilmeyen bir çocuk. Yedirilmeyen diyorum çünkü önüne abur cubur gıdalar koysam hayır demeyeceğine eminim. Bu konu benim çok hassasiyet gösterdiğim bir konu. Elimde imkanlar varken ve Efe'nin beslenmesi benim kontrolümdeyken beslenmesinin sağlıklı olmasını istiyorum. Hele çikolata, şeker, cips gibi gıdaları onun yanında ben bile tüketmemeye gayret ediyorum. McDonalds ve diğer zincirleri saymıyorum bile. Çocuğumu ellerimle zehirlemenin en pratik yolu olabilecek bu zincirlerin mama sandalyesine bile oturtmam Efe'yi bu konuda bu kadar netim.
 

Gel gör ki...


Herkes benim kadar hassas de
ğil. İnsanların kendi çocuklarıyla ilgili olsa bile bu konuda hassas olmayışları içimi titretirken bu başı boş tavrı benim çocuğuma karşı sergilediklerinde bende ipler kopuyor.Yaz tatiline çıktığımızda yan şezlongumuzda bir çift vardı. 2 yaşında kızları varmış. Anneanneye bırakmışlar. Efe'yi sevdiler biraz, biraz muhabbet kurdular. İki üç muhabbet derken 2 yaşındaki çocuk annesi gofret paketini uzatıverdi Efe'ye. ''Efe yemiyor çikolata!'' dediğimde. ''Ay öyle sanıyorsundur da belki de çok seviyor. Bak benim kız bayramda bir kutu çikolatayı bir günde bitirdi.'' dedi. Bilinç bu kadar yani... Benim Efe'ye bunu vermediğimi değil Efe'nin sevmediğini düşünüyor ve daha da ötesi bu gofreti bana sormadan oğluma verme hakkını buluyor kendinde. Bu konuda yaşadığım ilk şok edici olaydı dolayısıyla tepkimi de tam belirleyemeyerek ertesi gün kendilerinden uzak bir köşeye oturmayı tercih ettim.Takip eden hafta İstanbul'a döndüğümüzde Migros çıkışı en fazla 2 buçuk yaşında kızını pusete oturtmuş bir anne Migrostan çıktığı gibi koca paket cipsi açıverdi. Hop hop yiyor kız. Efe ''Mamaa'' demeye başladı tabii kadın da hemen pakete yeltendi. Başta bu konuda benim kadar katı olmayan ama yavaş yavaş yaşadıklarımızla birlikte neden bu tepkileri verdiğimi anlayan eşim ''Biz cips vermiyoruz!'' dedi. Kadın omuz silkti. İki dakika sonra bana dönüp ''İstiyor ama yaa mama mama diyip duruyor.'' dedi. ''Biz vermiyoruz!'' dedim, ''Bence siz de vermeyin!''. Tabi nasıl öldürücü bir bakış aldığımı tahmin ediyorsunuzdur...

Köpek sahibi bir insan olarak başkasının köpeğine bile yemek vermem. Veya elimde artan bir yiyecek varsa sahibine ''Yer mi?'' diye sorarım. Çünkü olabilir, köpek sadece kuru mamayla beslenen bir hayvandır ve normal gıda onu rahatsız ediyordur. Başkasının evcil hayvanıyla ilgili bile ben bu kadar hassasken benim çocuğuma bana sormadan verilen yiyeceklerin önüne nasıl geçeceğimi gerçekten sorguluyorum. Hele Efe büyüdükçe karşı tarafın ne teklif ettiğini anladıkça ve benim karşılığında verdiğim tepkiyi duyunca... Acaba onu bu yiyeceklerden uzak yetiştirdiğim için tutturmayacak mı yoksa engellediğim için bana kızacak mı? Ve tabii hangi noktaya kadar bunu gerçek anlamda engelleyebileceğim? Hangi noktadan sonra Efe'ye bunların zararını anlatabileceğim?

Aklımdaki tüm bu soru işaretlerinin sebebi farkındaysanız diğer insanlar!

Benim evimde yaşamayan, çocuğumla hiç bir bağı olmayan bu insanlar yüzünden ben kara kara düşünüyorum.Başta blogu okuyan annelerden rica ediyorum. Lütfen çocuklarımızı hazır zararlı gıdalardan koruyalım! Çocuklarımızı ellerimizle zehirlemeyelim! ''Çocuk istiyor amaaa...'' diye bir şey yok sevgili anneler. Çocuklar bir çok şeyi istiyor ancak onlara hepsini veremiyoruz değil mi? İkincil olarak ta sevgili zehirleyiciler! Lütfen kimsenin çocuğuna yiyecek vermeyin. Hatta sağlıklı bir yiyecekse bile önce çocuğa göstermeden ailesine sorun! Dalından kopardığınız meyveyi şirin mi şirin bulduğunuz bir çocukla paylaşmak isteyebilirsiniz; ancak çocuğun bu gıdaya alerjisi olup olmadığını veya ailenin buna izin verip veremeyeceğini bilemezsiniz.

Ülkemizi veya ülkemiz insanlarını yermeyi hiç bir zaman sevmem. Ancak yurtdışında benzer bir durum yaşansa mahkemelik bir durum haline bile gelebilir. Başkasının çocuğunun yanağından makas alıp kafasını okşayamazsınız ki elinizden yemek vermek de nereden çıkmış? Biz malesef toplum olarak bu konuda çok çok bilinçsiziz! Çocuk ne yerse yesin yeter ki yesin mantığıyla yola çıkıp saçma sapan zehirli gıdaları mideye indirdikçe ''Yarasın kuzuma!'' diyen insanlar var. Yaramaz söyleyeyim, yarayamaz..

Ben bu konudaki sert tavrımı gün geçtikçe ve böyle olaylarla karşı karşıya kaldıkça daha da sertleştirmeye karar verdim. Birilerinin aklına sokuncaya kadar, birileri ne hissettiğimi anlayıncaya kadar veya hiç bir şey anlamayıp benim sinirimden dolayı utanıncaya kadar... Kim kızmış kim küsmüş umrumda da değil söz konusu olan benim çocuğum, benim çocuğumun sağlığı. Gerisi boş.

Sağlıklı öğünler ! 

Paylaşananne
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder